Rastgele Yazı

Takip Edin

Yeniler İçin BlogBlogu.com

ChiQ Montes Ocak 2008 tarihinde beta sürümüyle yayın hayatına başlayan BlogBlogu.com yaşadığı server sorunundan sonra kararlı sürüme geçmiştir.

Gerek BlogBlogu.com‘da gerekse diğer bir çok blogda internet sitesi, blogu olanların neler yapması gerektiğini anlattık durduk. Merak etmeyin bunları anlatmaya devam edeceğiz de peki neleri kesinlikle yapmamanız gerekiyor?

Sorunun cevabının sadece kendi düşüncelerimle sınırlı kalmaması için Msn’de ufak bir anket yaptım ve arkadaşlarıma “Bir web sitesi neler yapmamalı” diye sordum. Yanıtların çoğu bildiğimiz şeyler fakat yine de bakmanızda, dikkat etmenizde fayda var. Listenin devamını yorumlarınızla uzatmanız dileğiyle…

  • Girer girmez müzik çalmasın.(Ankete katılan neredeyse herkesin ilk ve en önemli şikayeti)
  • Her tarafı reklam kaynamasın.
  • Linkleri görmek için üyelik istemesin.
  • Güzel bir nevigasyon sağlasın. İstediğimiz sayfaya ulaşmak için tüm siteyi gezmeyelim. Devamını Okuyun

Blog İpuçları kategorisine yazılan yazının etiketleri: , , , , , , , , ,

Ortaya bir soru atıp kaçmak, yorumlardan yola çıkarak konuyu devam ettirmek istiyorum. Forum, blog ya da etiketleme sitesine sahip(!)siniz diyelim(ki bu blogdaysanız büyük bir ihtimalle öylesinizdir). Alan adı sizin üzerinize kayıtlı, hadi kodlamayı da kendiniz yaptınız diyelim fakat içeriğin bir kısmı ziyaretçileriniz tarafından ekleniyor. Bloglarda belki o kadar da kendini hissettirmeyen ziyaretçinin içeriğe katkısı forumlarda en üst düzeyde hissediliyor. Vaktini, sitenin isim ve kodlama sahibinden daha çok o sitede geçiren internet kullanıcıları var. Peki bir internet sitesinin en önemli unsuru olan içeriğin bir kısmını ziyaretçiler oluşturuyorsa o sitenin sahibi kimdir? Bu konu hakkında uzun uzun yazabilirim fakat öncelikle sizin görüşünüzü merak ettim.

Not: Bu konuyu işlemek istememe sebep olan olay en kaliteli Türkçe grafik forumu olan Grafficafe‘nin şu an içine düşmüş olduğu durumdur. Konuyla ilgilenenler isterlerse yorum yapmadan önce orayı inceleyebilirler.

web 2.0 kategorisine yazılan yazının etiketleri: , , , , , ,


Blogunuz çeşitli sebeplerden belirli bir süre kapalı kalmak zorunda olabilir. Veritabanınızdaki bir hatadan, tasarımda düzenlemeye gitmek istemenizden, hack saldırısından gibi kolayca çoğaltabileceğimiz sebeplerle blogunuz belirli bir süre kapalı kalmak zorunda olabilir.

Eğer blogunuzun henüz kemikleşmiş bir ziyaretçi kitlesi yoksa muhtemelen google ve türevi arama motorlarından yapılan aramalar sayesinde blogunuza ulaşan ziyaretçiler sitenizin kapalı olduğunu gördüğünde aramaya başka sitelerle devam edecek ve çok büyük ihtimalle de aradığı içeriği başka sayfalarda bulacaktır.

Peki biz böyle bir durumda yani blogumuzun kapalı kalmak zorunda olduğu zamanlarda ziyaretçilerimizin blogumuzu terk etmemesi için ne yapabiliriz?

Veritabanınız çöktüyse, bir hack saldırısıyla karşılaştıysanız bunun geri dönüşümünü sağlamanız(örneğin en yakın tarihli database yedeğinizi yüklemeniz) oldukça zaman alacaktır. Böyle acil bir durumla karşı karşıya kaldığınızda ziyaretçiniz sitenizin “kötü” durumunu görmektense basit bir “Üzgünüz” yazan sayfayı görmeyi tercih eder. İlk işiniz yarım dakikada halledebileceğiniz “Üzgünüz” sayfası olsun.

Daha Açıklayıcı Olun

Tabii ki sadece bu yetmez. İnternet siteleri özellikle ülkemizde gereken güveni ziyaretçilere veremediğinden(spam siteleri, iki gün açık kalıp kapanan siteler…) ziyaretçinizin zihninde siteniz “sorunlu” bir site olarak kalacaktır. Bunu yenmek için ziyaretçinize karşı daha dürüst ve açıklayıcı olmak durumundasınız.

Peki ne yapabiliriz?

  • Blog neden kapalı? Güncelleniyor mu? Server hatası mı var? Yeniden mi tasarlanıyor? Ziyaretçilerinize önem verdiğinizi gösterin ve onlarla sorunu paylaşıp gönüllerini alın. Yoksa blogosferin karanlığında kaybloup gideceklerdir. Not: Blogun kapalı kalmasının sebebi bir hack saldırısıysa bunu ziyaretçilerinize duyurmanız güvensizlikle sonuçlanabilir. Siz en iyisi yukarıdaki sebeplerden birini söyleyin.
  • Ne zaman açılacak? İnternette görüyoruz, bazı sitelerin ana sayfalarında yıllar boyunca “Yapım Aşamasında”, “Under Construction”, “Yakında” yazıyor. Blog’unuza yeni gelmiş biri sizin de onlardan biri olmadığınızı nereden bilecek? Onlara sitenin hizmete gireceği tarihi söylemeniz böyle olumsuz düşünmelerine engel olacaktır. Hatta sitenin yeniden yayına başlaması 1-2 gün kadar yakın bir süreyse geriye doğru sayan bir saat koymanız ziyaretçinizi geri kazanmanızı kolaylaştıracak, hem de merak uyandıracaktır.
  • Tüm sitede mi sorun var? Blogunuz sadece bir blog değilse yani sitenin içinde blogdan bağımsız forumunuz, benzeri şeyleriniz varsa ve bunlar zarar görmediyse ziyaretçilerinizi sitenizin hasar görmemiş kısmına yönlendirebilirsiniz.
  • Nasıl bağlantıda kalabiliriz? Ana sayfaya e-mail adresinizi koyun. Halinizi hatrınızı sormak isteyen ya da yardım etmek isteyen okuyucularınıza bu şansı verin.
  • Son 3 yazınızı yayınlayın. Genele oranladığımızda çok az ziyaretçi RSS beslemesiyle takip eder blogunuzu. Bu her blog için aynıdır. Bir de hergün aralıksız sitenizi ziyaret eden okuyucularınız azsa, onun da dışında sitenize ilk defa geliyorsa onlara birşeyler ikram etmeden göndermek olmaz. Son üç yazınızı ana sayfanıza koyun.
  • Ziyaretçilere yapacak başka birşey sunun. Yukarıda anlattığım yöntemlere rağmen ziyaretçi sitenizden ayrılacak ve büyük bölümü de tekrar kontrol etmeyi unutacaktır. Böyle bir durumda yapılabilecek en akıllıca şeyi DevianArt‘ın yaptığını hatırlıyorum. Güncelleme sırasında ana sayfalarına güncellemenin ne zaman sona ereceğini belirten bir yazının yanında ufak ama vakit geçirtici bir de Flash oyunu koymuşlardı. Böyle bir durumda sitenin kapalı olmasına kim kızabilir ki?

Buradaki 6 fikir de birkaç dakikada yapılabilecek türden. En kötü ihtimalle 5-6 dakikada hasarlı durumdaki blogunuzdan ziyaretçilerinizin kaçmasını önleyebilirsiniz. Özellikle geri sayım sayacı çok önemli. Zor bir durum altındayken bile sitenizin reklamını yapmak ve merak uyandırmak açısından çok etkili bir yöntem.

Ne gerek vardı?

BlogBlogu.com’un ön hazırlık aşamasında hazırladığım dosyanın bazı konu başlıklarını sizlere sunmaya ilk yazıda başladım. Blog yazmak fikri aklınıza geldiği andan itibaren yapmanız gereken ön hazırlık çalışmalarını anlatacağım yazı dizisinden önce BlogBlogu.com fikir aşamasındayken sorduğum “Ne gerek var Blogblogu.com’a?”sorusuna verdiğim cevapları sizlerle paylaşmaya karar verdim.

İnternette milyarlarca sayfa varken BlogBlogu.com’a ne gerek var?

* Türk blog yazarlarının çoğu henüz blog formatını kavramış durumda değiller. Demek ki yeterli bilgilendirme sağlanamamış ve böyle bir ihtiyaç var.
* Blog yazarak “tanınmak” pek de kolay değil. Halbuki blog yazarı bloguna kendi duygularını, yerigeldiğinde özel hayatını aktarır. Bir nevi röntgenlenmek, tanınmak, ilgilenilmek ister. BlogBlogu.com her hafta bir blog yazarıyla ropörtaj yapacak ve bu eksikliği giderecek.
* Çoğu blog yazarı blog yazmaya “ezbere” başlar. Yurtdışında sadece blog yazarak hayatını geçindiren bloggerların olduğunu biliyoruz. Demek ki
blog, maddi getirisi olan bir iş haline gelebiliyormuş ve bu işe ezbere girmek aynı ne yapacağını bilmeden, plan yapmadan şirket kurmaya benzer. Özellikle blogundan maddi kazanım bekleyen bu işe profesyonel olarak bakanlar ön hazırlık sürecini yapabilmek için yeterli türkçe kaynağa sahip değiller.
* İçlerinde çok kaliteli içerik barındıran bazı bloglar var ki bazı sebeplerden(yanlış seo, arama motorlarından ban, kötü reklam) tanınma
fırsatı bulamamışlardır. İşte bu blogları “dipte köşede unutulmuş kaliteli bloglar” kategorisinde tanıtmak BlogBlogu.com’un üstlendiği bir görevdir.
* Binlerce Türk blogunun arasından sıyrılıp bilindik hale gelen, hergün takip edilen blogların yönetici kadrosuyla ropörtaj yapıp blogculara
yeni ufuklar açmak.
* Blog üzerine akademik düzeyde türkçe yazı bulmanın zorluğu.
* Blog üzerine hazırlanan türkçe blogların bile gerekli profesyonellikten uzak olmaları.
* Türkiye’de blogdan para kazanılabilir mi? Tabii ki evet. Peki nasıl? BlogBlogu.com blogdan para kazanmak konusunda iyi bir kaynak olacaktır.
* Türk blog dünyasından haberlerin yayınlandığı adreslerin yetersiz oluşu. Bahsettiğim haberler blogcular arasındaki magazinel olayları da kapsamaktadır.

Bunlarla sınırlı değil tabii “Ne Gerek Var BlogBlogu.com’a?” sorusunun cevabı. Listenin geri kalan kısmını siz okucularımız bulacak=)

BlogBlogu.com kategorisine yazılan yazının etiketleri: , ,