Düşük Bütçeli Blogcudan Reklam Veren Olur mu?(1/4)

Bu yazı “Düşük Bütçeli Blogcudan Reklam Veren Olur mu?” adlı yazı dizisinin ilk bölümüdür.

Biz yayınlayacak reklam ararken bir de bu nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim. Çoğu blog yazarının hayalidir blogundan para kazanmak. Fakat unutmamalısınız ki blogunuzdan para kazanmak için blogunuzun çok fazla ziyaretçisinin olması gerekir. Tam da burada ufak bir örneğe yer verelim. Diyelim ki reklam vermeyi düşündüğünüz 3 farklı blog var. Günlük ziyaretçi sayıları sırayla 100,1000 ve 10000 iken reklam fiyatları arasında fazla bir fark yok. Hangisini tercih ederdiniz?

Cevabı basit. Tabii ki günlük ziyaretçi sayısı 10000 olan blogdan yana kullanırdınız tercihinizi. Demek ki blogumuzdan para kazanmak için önce blogumuza ziyaretçi çekmemiz gerekiyor.

Peki nasıl ziyaretçi sayımı arttırabilirim?

Aslında bir o kadar kazık bir o kadar da kolay bir soru. Ziyaretçi sayımızı arttırmanın birçok yolu var. Bu yazımızda da bu yollardan sadece biri olan “reklam vermek” üzerine konuşacağız. Hatta gelin en başından en sonuna kadar reklam stratejimizi belirleyelim.

Bütçem Ne Kadar?

İnternette reklam veren olmak sandığınız kadar pahalı değil. Hatta sandığınızdan çok daha ucuz. Kendinize ilk olarak şu soruyu sormalısınız: “Blogumun reklamı için aylık kaç para harcayabilirim?”

Bu sorunun yanıtı hedefinizde ve tabii ki cebinizde gizli.

Diyelim ki sitenizin reklamına aylık 100 YTL gibi bir miktar ayırdınız sıra geldi reklamlarınızın gösterileceği yerlere(Yazı dizimizde bütçenin 100 YTL olarak belirlenmesi sadece hesaplamaları kolay yapabilelim, matematikle uğraşmayalım diyedir. Kendi bütçenizi istediğiniz kadar düşük ya da yüksek tutabilirsiniz).

Burada şunu belirtmem gerekir ki büyük firmalar genel bütçelerinden reklama ayırdıkları payı da bölerler. Yine örnekle pekiştirmek gerekirse X firması 2008 son çeyreği için reklama ayırdığı 1000 YTL‘yi Tv’ye 500 Ytl, Gazeteye 300 Ytl, Outdoor’a 100 Ytl, Radyoya 90 Ytl, İnternete 10 Ytl diye böler. Oranlar gerçek reklam piyasası oranlarıdır. Hatta internetin varlığından haberdar olmayan birçok şirket göz önüne alındığında internete biraz torpil de geçmiş olduğum belli oluyor, başka yazının konusu.

Bütçeyi Parçalara Ayırmak

Yukarıda bahsettiğim örnektekinin aynısını yapacağız. Tek farkı bizim sadece internet üzerinde bir bölümlemeye gidecek olmamız.

Benim tavsiyemi soracak olursanız bu 100 YTL’nin 30 YTL’sini Google Adwords veya türevi bir sisteme yatıralım. Geriye kalan 70 Ytl’yi ise bir veya birden fazla sitede, blogda reklam yayınlatmak için kullanalım.

İşin bana göre en önemli ve en zor kısmını geride bıraktık. Çünkü artık cebimizden çıkacak para belli ve yine sürekli iş yaptığım bir sektör olduğu için biliyorum ki eğer bir şirket tanıtım&pazarlama departmanına X lira bütçe ayırdıysa o bütçe harcanır.

Yazı dizisinin birinci bölümünün sonunda vereceğim mesaj şudur ki: Artık reklama ayırdığımız bütçeyi belirledik, kaçarı yok o para gidecek. Faydalı ve hedeflerimiz doğrultusunda ilerleyecek bir para harcama(reklam verme) için ise yazı dizisini takip edelim. Mesela Rss var=)

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

Bu yazı İnternette Reklam kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>