Archive for Ocak, 2008

Haftanın Blog Ropörtajı – Ben ve Diğerleri’nden Maybe

Cuma, Ocak 25th, 2008

Her hafta pazar günleri bir blog yazarıyla ropörtaj yapacağımı daha önce duyurmuştum sizlere. İlk ropörtajımız yükselen bir grafiğe sahip olan blog “Ben ve Diğerleri“nden Maybe’yle. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen Maybe’yle yaptığımız kısa ropörtajı yazının devamında bulabilirsiniz.

ygt:
Blog yazma fikri nerden geldi ve “Ben ve Diğerleri” ni ne zaman, hangi amaçla kurdunuz?

Maybe:
Blogu 2007′nin Nisan ayında kurdum. (daha fazla…)

GPL Lisansı -GNU Genel Kamu Lisansı-

Pazar, Ocak 20th, 2008

Bloglarda sıkça kullanılan lisanslardan birkaçı hakkında yazalım. Türk internet dünyasında çalıntı içerik aldı başını yürüyor. Özellikle de blogosferde.

GNU Genel Kamu Lisansı

Orjinal adı “The GNU General Public License”, kısaltılmış adı “GNU GPL” olan bu lisans ücretsiz yazılımların yarısından fazlası tarafından kullanılmaktadır. Güncel versiyonu 3′tür. Lisans sözleşmesinin orjinaline buradan, Deniz Akkuş tarafından çevrilen 2. versiyon çevirisine ise buradan ulaşabilirsiniz.

Lisans Nedir?

Pazar, Ocak 20th, 2008

Vikipedi‘ye göre lisans:

Lisans, telif hakkına sahip tarafın, eserin üzerindeki haklarını korumayı düzenler. Aynı zamanda eserin de içeriğinin korunması üzerine düzenlemeler getirir. Çeşitli lisanslar çeşitli seviyelerde koruma sağlar. En yüksek koruma getiren lisans ve en çok rastlanan lisans “Telif Hakkı Saklıdır (c)” lisansıdır. Bu lisansa sahip eseri lisans sahibinin izni olmadan, kimse, başka bir yerde kullanamaz.

Microsoft Tr‘ ye göre yazılım lisansı:

Bir yazılım lisansı bir şahıs veya firmaya tanımlanmış bir şekilde yazılımı kullanma hakkı verir. Lisans anlaşmasında ki şartlar yazılımın kullanımında ki kısıtlamaları açıklar. Ayrıca telif hakları yasası bir şahsın yazılımı nasıl kulanacağını şartlara bağlar.

Erdil Yaşaroğlu – Bir Sanatçının Telif Hakkına Bakışı

Pazar, Ocak 20th, 2008

Yavaş yavaş blog tanıtımlarına ve blog sahipleriyle ropörtaja başlayacağım için daha sık gezer oldum blogları. O sırada ünlü karikatürist ve Penguen Dergisi ortaklarından Erdil Yaşaroğlu‘nun bloguna ulaştım. Hoş, sade bir tasarım. “Diyomki” formatına yakışmış bir wordpress teması karşıladı öncelikle beni. Sitenin sonuna gidip temanın yaratıcısını görmek istediğimde ” Copyright © 2008 Diyomki • Powered by WordPress” yazısıyla karşılaştım. Yani “WordPress tabanlı bizim tasarım ve içeriğimiz” anlamına gelen bir footer. Halbuki tema Brain Gardner‘ın Blue Zinfandel Squared teması. GPL lisansıyla lisanslanan bu tema, lisansın ilk maddesine göre çalıntıdır. (daha fazla…)

83 Güzel WordPress Teması

Çarşamba, Ocak 16th, 2008

Smashing Magazine‘in wordpress temaları seçkisi. Birbirinden güzel wordpress şablonları yazının devamında…

1. Redoable 1.0 [ Preview ]
(daha fazla…)

Blog’unuz Kapalıyken Uygulayabileceğiniz 6 Yöntem

Salı, Ocak 15th, 2008


Blogunuz çeşitli sebeplerden belirli bir süre kapalı kalmak zorunda olabilir. Veritabanınızdaki bir hatadan, tasarımda düzenlemeye gitmek istemenizden, hack saldırısından gibi kolayca çoğaltabileceğimiz sebeplerle blogunuz belirli bir süre kapalı kalmak zorunda olabilir.

Eğer blogunuzun henüz kemikleşmiş bir ziyaretçi kitlesi yoksa muhtemelen google ve türevi arama motorlarından yapılan aramalar sayesinde blogunuza ulaşan ziyaretçiler sitenizin kapalı olduğunu gördüğünde aramaya başka sitelerle devam edecek ve çok büyük ihtimalle de aradığı içeriği başka sayfalarda bulacaktır.

Peki biz böyle bir durumda yani blogumuzun kapalı kalmak zorunda olduğu zamanlarda ziyaretçilerimizin blogumuzu terk etmemesi için ne yapabiliriz?

Veritabanınız çöktüyse, bir hack saldırısıyla karşılaştıysanız bunun geri dönüşümünü sağlamanız(örneğin en yakın tarihli database yedeğinizi yüklemeniz) oldukça zaman alacaktır. Böyle acil bir durumla karşı karşıya kaldığınızda ziyaretçiniz sitenizin “kötü” durumunu görmektense basit bir “Üzgünüz” yazan sayfayı görmeyi tercih eder. İlk işiniz yarım dakikada halledebileceğiniz “Üzgünüz” sayfası olsun.

Daha Açıklayıcı Olun

Tabii ki sadece bu yetmez. İnternet siteleri özellikle ülkemizde gereken güveni ziyaretçilere veremediğinden(spam siteleri, iki gün açık kalıp kapanan siteler…) ziyaretçinizin zihninde siteniz “sorunlu” bir site olarak kalacaktır. Bunu yenmek için ziyaretçinize karşı daha dürüst ve açıklayıcı olmak durumundasınız.

Peki ne yapabiliriz?

  • Blog neden kapalı? Güncelleniyor mu? Server hatası mı var? Yeniden mi tasarlanıyor? Ziyaretçilerinize önem verdiğinizi gösterin ve onlarla sorunu paylaşıp gönüllerini alın. Yoksa blogosferin karanlığında kaybloup gideceklerdir. Not: Blogun kapalı kalmasının sebebi bir hack saldırısıysa bunu ziyaretçilerinize duyurmanız güvensizlikle sonuçlanabilir. Siz en iyisi yukarıdaki sebeplerden birini söyleyin.
  • Ne zaman açılacak? İnternette görüyoruz, bazı sitelerin ana sayfalarında yıllar boyunca “Yapım Aşamasında”, “Under Construction”, “Yakında” yazıyor. Blog’unuza yeni gelmiş biri sizin de onlardan biri olmadığınızı nereden bilecek? Onlara sitenin hizmete gireceği tarihi söylemeniz böyle olumsuz düşünmelerine engel olacaktır. Hatta sitenin yeniden yayına başlaması 1-2 gün kadar yakın bir süreyse geriye doğru sayan bir saat koymanız ziyaretçinizi geri kazanmanızı kolaylaştıracak, hem de merak uyandıracaktır.
  • Tüm sitede mi sorun var? Blogunuz sadece bir blog değilse yani sitenin içinde blogdan bağımsız forumunuz, benzeri şeyleriniz varsa ve bunlar zarar görmediyse ziyaretçilerinizi sitenizin hasar görmemiş kısmına yönlendirebilirsiniz.
  • Nasıl bağlantıda kalabiliriz? Ana sayfaya e-mail adresinizi koyun. Halinizi hatrınızı sormak isteyen ya da yardım etmek isteyen okuyucularınıza bu şansı verin.
  • Son 3 yazınızı yayınlayın. Genele oranladığımızda çok az ziyaretçi RSS beslemesiyle takip eder blogunuzu. Bu her blog için aynıdır. Bir de hergün aralıksız sitenizi ziyaret eden okuyucularınız azsa, onun da dışında sitenize ilk defa geliyorsa onlara birşeyler ikram etmeden göndermek olmaz. Son üç yazınızı ana sayfanıza koyun.
  • Ziyaretçilere yapacak başka birşey sunun. Yukarıda anlattığım yöntemlere rağmen ziyaretçi sitenizden ayrılacak ve büyük bölümü de tekrar kontrol etmeyi unutacaktır. Böyle bir durumda yapılabilecek en akıllıca şeyi DevianArt‘ın yaptığını hatırlıyorum. Güncelleme sırasında ana sayfalarına güncellemenin ne zaman sona ereceğini belirten bir yazının yanında ufak ama vakit geçirtici bir de Flash oyunu koymuşlardı. Böyle bir durumda sitenin kapalı olmasına kim kızabilir ki?

Buradaki 6 fikir de birkaç dakikada yapılabilecek türden. En kötü ihtimalle 5-6 dakikada hasarlı durumdaki blogunuzdan ziyaretçilerinizin kaçmasını önleyebilirsiniz. Özellikle geri sayım sayacı çok önemli. Zor bir durum altındayken bile sitenizin reklamını yapmak ve merak uyandırmak açısından çok etkili bir yöntem.